Virüs Nedir
Protein kaplı bir kılıf içinde DNA veya RNA taşıyan bir çekirdekten oluşan, kendine ait bir metabolizması olmayan çok küçük mikro organizmalardır. Kendi başına bir metabolizmaları olmadığından dolayı, yaşamlarını sürdürebilmeleri ,
çoğalabilmeleri için mutlaka canlı bir hücreye ihtiyaç duyarlar. İhtiyaç duydukları bu konakçı hücre; insan , hayvan , alg.. bütün canlı hücreler olabilir. Bu seçim ; virüsün protein kaplı kılıfındaki antijenik yapının ,konakçı hücre antijenik yapısı ile örtüşmesine göre olur.Tek / çift iplikli DNA, tek/çift iplikli RNA , ters kodlama-çoğalma (reverse transkripsiyon) yapan DNA ve RNA virüsleri olmalarına göre kabaca 6 ana gruptur. Başlıca korunma yolu , viral genom (DNA,RNA) da dizilim değişikliklerine gitmektir.Dizilimde ufak değişiklikler olduğunda (Antijenik drıft) genellikle sporadik ve endemik enfeksiyon oluştruken , büyük değişiklikler olduğunda (Antijenik shıft) pandemiye (bütün dünyada enfeksiyon,salgın olması durumu) neden olurlar. Vücuda girdikten enfeksiyon oluşturana kadar geçen süreleri (kuluçka dönemi=inkubasyon periyodu) her virüste farklı olabilir. Antiviral ilaçlar ile tedavi edilmeye çalışılmaktadır.
Corona virüsü
Coronaviridae ailesine mensup, zarflı RNA virüsleridir. 1960 lı yıllarda tanımlanmışlardır. İnsanları ve çok çeşitli hayvan türlerini enfekte edebilirler. İnsanlarda basit üst solunum yolu enfeksiyonundan pnömoni (zatüre)’ye kadar çok çeşitli solunum yolu enfeksiyonlarına neden olabilirler. Diğer sistem ve organlarda (damarlar böbrek, kalp, bağırsaklar..) enfeksiyona yol açabilirler. Kuluçka dönemi ;
1-14 gündür. En iyi tedavi; hasta olmamaktır. Başlıca korunma , kişiye bulaşın önlenmesidir. Bulaş; aslında hasta kişiden diğer kişiye solunum yolu ile olmaktadır. Hapşırma … esnasında ve sonrasında ortamda bulunan virüslerin solunması , yüzeylerde bulunan henüz canlı virüslerin özellikle eller vasıtasıyla ağız-burun a ve dolayısıyla solunum yollarına iletilmesi ile olur. Havada bulunan virüslerin solunmasını engellemek/azaltmak için ; maske kullanılması , yüzeylerdeki virüslerin yok edilmesi için ; uygun dezenfektanlar kullanılması ( kan vs ile bulaşmış, WC ler gibi riskli yüzeyler için 1/10 sulandırılmış çamaşır suyu, diğer standart yüzeyler için 1/100 sulandırılmış çamaşır suyu, hassas yüzey ve bilgisayar gibi yüzeyler için en az %70 alkol bazlı dezebfektanlar, kolonya ) , eller vasıtasıyla bulaşmayı engellemek için ; ellerin sık ve an az 20 sn. sabunlu suyla yıkanması , yıkama ihtimali yoksa en az %70 alkol bazlı el dezenfektanları veya kolonya kullanılması , yakın temas tan kaçınılması ve mesafe li davranılması ile çok büyük oranda korunma sağlanmaktadır.
Yeni tip Corona Virüs
Aslında genetik yapısı büyük ölçüde mutasyona uğramış bir coronavirüstür. Basit üst solunum yolu enfeksiyonu, pnömoni, ishal ,böbrek yetmezliği, yaygın damariçi pıhtılaşma (Dissemine İntravasküler Koagülasyon =DIC) …. gibi çok farklı hastalıklara neden olabilir. Yapılan çalışmalarda virüsün akçiğerlerde başlayarak, böbrekler, kalp ve beyine kadar ulaşabildiğini gözlenmiştir. Bu sürecin nereye evrileceği , daha çok konakçının (insanın) savunma sistemi ve mevcut yandaş hastalıklarına bağlıdır. Yeni tip coronavirüsün bazı organlara doğrudan saldırdığı bilinektedir. Dr. Valentin Fuster öncülüğündeki bir ekip tarafından ABD Mount Sinai Hastanesinde 2 bin 700 hastayı incelenmeye alınmış ve 75 vefat eden hastada yapılan otopsilerde Hastalarda bir aşamadan sonra kan pıhtılaşması olduğunu farketmiş, virüsün kan damarlarının endoteline yaptığı saldırı sonucu, doğal olmayan kan pıhtılaşmalarının oluştuğu ve bununda hastanın ölümüne yol açtığını anlaşılmıştır. Benzeri çalışmalar yine Londra merkezli Royal Brompton Hospital’den bir bilim ekibi tarafından, İtalya Tıp Bilimleri akademisi, Florida Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Dr. Scott Brakenridge ve , ABD Westchester Tıp Merkezi’nde Kalp ve Damar Cerrahı olan Dr. Sean Wengerter tarafındanda tespit edilerek bu bulgular açıklanmıştır. Bu nedenle ağır hastlarda kan sulandırıcı ilaçların Antitrombotik verilen hastalarda, verilmeyen hastalara göre daha iyi sonuçlar elde edildiği kayıt altına alınmıştır. Özellikle durumu ağır olan ve solunum desteği alan hastalarda bu uygulama denenmekte ancak henüz test aşamasında olan tedavi destek yöntemlerinde ilaçların hangi aşamada ne kadar doz verileceği ayrı bir çalışma konusu olduğu da açıklanmıştır.
Yapılandırılmış Suyun Yeni tip Corona Virüsüne ve Kan Hücrelerine etkisi ne olabilir.
Uzun yıllardır yapılandırılmış ve moleküler yapısı değiştirilmiş suyun ;kan
hücrelerinin normal fonksiyonlarını yerine getirmeye yardımcı olduğunu, eritrositlerin elektriksel yükünü arttırdığını ve dolayısıyla oksijen taşımasını arttırdığını, eritrositlerin kümeleşmesini engellediğini ve bu şekilde bütün dokuların ihtiyacı olan oksijeni ilgili dokulara rahat ulaşmasını sağladığını biliyoruz. Ayrıca kandaki yüksek miktardaki oksijenin özellikle DIC gelişimini geciktirdiği / engellediği bilinen bir geçektir. Bu konuda yayımlanmış makaleler mevcuttur. İnsan kanının pH değeri ortalama 7,4’tür.( 7,35 -7,45). Coronavirus , damar endoteline tutunduğunda birçok reaksiyon neticesinde DIC gelişimine neden olabilmektedir. DIC neticesinde kan PH sı doğal olarak asidik olacaktır ve bu da DIC gelişmesini hızlandıracaktır. Asidik ortam aynı zamanda diğer hücrelerin de ölümüne neden olacaktır. Bu şekilde zincirleme olay ve reaksiyonlar hızlıca doku kanlanmasının bozulmasına ve dolayısıyla beslenememesine , yetmezliğe girmesine ve hatta ölümüne neden olabilecektir. Bizler çalışmalarımızda suyu yapılandırırken istenilen PH seviyesi ayarlayabilmekteyiz. Aynı zamanda yapılandırılmış su ile eritrositleri (alyuvarları ) doymuş oksijen seviyeside tutmayı başarabileceğimizden ; bu durumun vücutta kanın akışkanlığını ve yapısını istenilen değerlere çekmek için bize olanak sağlayacağını değerlendirmekteyiz.
Özetle yapılandırılmış suyun ; hücre ve dokuların normal fonksiyonlarını icra ederken kan yapsının olması gereken pH seviyesine çekilirken asit-baz dengesinin koruyabileceğini, özellikle DIC gelişmesini engelleyebileceğini , yüksek oksijen dolayısıyla bir taraftan virüsün replikasyonunu (çoğalmasını) engellemeye yardımcı olurken diğer taraftan vücudun normal fonksiyonlarının devam etmesine katkıda bulunacağından dolayı insan savunma sistemine zaman kazandıracağını , böylece mevcut tedavilere destek sağlayarak virüsün ortadan kaldırılmasına ve hayatın olabildiğince kaliteli devam etmesine katkıda bulunacağını öngörmekteyiz.